Türkiye’nin İlk İklim Kanunu Yürürlüğe Girdi
Türkiye’nin İlk İklim Kanunu Yürürlüğe Girdi
7552 sayılı İklim Kanunu 9 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu bilgi notunda, İklim Kanunu’nun temel hükümleri ve uygulama mekanizmaları özetlenmektedir.
- İklim Kanunu’nun Amacı ve Kapsamı
İklim Kanunu’nun temel amacı, Türkiye’nin yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerini somutlaştırmak ve bu hedeflere ulaşmak için gerekli kurumsal, idari ve hukuki yapıyı kurmaktır. Bu kapsamda:
- Sera gazı emisyonlarının azaltılması,
- İklim değişikliğine uyumun sağlanması,
- Karbon piyasalarının kurulması,
- Kurumsal koordinasyonun güçlendirilmesi hedeflenmektedir.
İklim Kanunu, kamu kurumlarından özel sektöre kadar geniş bir paydaş grubuna yükümlülükler getirmekte; ayrıca bireylerin ve toplumun da iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol almasını teşvik etmektedir.
- Temel İlkeler ve Tanımlar
İklim Kanunu; eşitlik, iklim adaleti, ihtiyatlılık, katılımcılık, şeffaflık, sürdürülebilirlik ve adil geçiş gibi ilkeleri temel almaktadır. İklim Kanunu’nda "emisyon ticaret sistemi", "iklim adaleti", "gönüllü karbon piyasaları", "birincil piyasa", "gömülü sera gazı" gibi çevresel ve ekonomik boyutları olan yeni kavramlara da yer verilmiştir.
- İklim Değişikliği Başkanlığı
İklim Kanunu ile birlikte, iklim politikalarının uygulanmasından sorumlu olan İklim Değişikliği Başkanlığı temel kurum olarak yapılandırılmıştır. Başkanlık; politika ve strateji belgelerinin hazırlanması, izleme ve raporlama faaliyetlerinin yürütülmesi, Emisyon Ticaret Sistemi’nin oluşturulması ve karbon fiyatlandırma mekanizmalarının uygulanması gibi çok konuyla görevlendirilmiştir.
İklim Değişikliği Başkanlığına, kamu kurumları ve özel sektör nezdinde bilgi ve belge talep etme yetkisi tanınmıştır. Bu durum, uygulamada veri paylaşımı ve kişisel verilerin korunması açısından dikkat gerektirmektedir.
- Planlama Süreci ve Yerel Uyum Mekanizmaları
İklim Kanunu, iklim politikalarının sadece merkezi değil, yerel düzeyde de planlanmasını öngörmektedir. Bu kapsamda:
- Her ilde İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulması zorunlu kılınmıştır.
- Ulusal iklim değişikliği stratejisi ve eylem planları ile uyumlu şekilde yerel iklim değişikliği eylem planları hazırlanacaktır.
- Söz konusu planlar dönemsel olarak güncellenecek ve performansları izlenecektir.
- Sera Gazı Emisyonlarının Azaltımı
İklim Kanun’u, kurum ve kuruluşların çeşitli düzenlemeler çerçevesinde:
- Enerji, su ve hammadde verimliliği,
- Kirliliğin kaynağında önlenmesi,
- Yenilenebilir enerji kullanımının artırılması,
- Ürünlerin, işletmelerin, kurum ve kuruluşların karbon ayak izinin azaltılması,
- Alternatif temiz veya düşük karbonlu yakıtların ve ham maddelerin kullanımı,
- Elektrifikasyonun yaygınlaştırılması,
- Temiz teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanımının artırılması,
- Atık yönetimi ve sıfır atık uygulamaları gibi alanlarda tedbir almasını zorunlu kılmaktadır.
- Emisyon Ticaret Sistemi (ETS)
İklim Kanunu ile Türkiye’de bir Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurulması resmiyet kazanmıştır. ETS kapsamında:
- Sera gazı emisyon izni tahsisleri,
- Piyasa dengeleme ve esneklik mekanizmaları,
- Gönüllü karbon piyasaları,
- Karbon fiyatlandırması araçları devreye alınacaktır.
ETS tamamen uygulanmaya başlanmadan önce pilot dönem uygulaması yapılacak ve pilot uygulama döneminin kapsamı, süresi ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslar ilgili kurum, kuruluş ve sivil toplum kuruluşlarının görüşü alınarak Karbon Piyasası Kurulunca belirlenecektir.
- İzin, Denetim ve Yükümlülükler
İklim Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl içerisinde ETS kapsamı dâhilinde yer alacak işletmeler sera gazı emisyon izni alması zorunlu hale gelmiştir. Tesisin niteliğinde veya işleyişinde ve sera gazı emisyon izni sahibi kişilerde değişiklik olması durumunda bu izin güncellenmek veya iptal edilmek zorundadır. Denetim yetkisi İklim Değişikliği Başkanlığı ve ilgili idarelerde olacak, yükümlülüklere aykırılık durumunda idari yaptırımlar gündeme gelecektir.
- Uyum Süreci ve Takvim
İklim Kanun’nla getirilen yükümlülüklere ilişkin olarak ilgili kurum ve kuruluşların 31 Aralık 2027 tarihine kadar uyum sağlaması öngörülmüştür ve Cumhurbaşkanına, bu süreyi bir yıla kadar uzatma yetkisi verilmiştir.
Bu geçiş süreci, uygulama yönetmeliklerinin hazırlanmasını ve sektörel rehberlerin oluşturulmasını gerekli kılmaktadır.
- Sonuç
İklim Kanunu, Türkiye’nin iklim politikalarında yeni bir dönemin başlangıcıdır. Bu kanun, yalnızca çevre mevzuatı açısından değil; enerji, tarım, sanayi, finans ve hatta insan hakları gibi çok farklı alanlara da temas eden bütünsel bir düzenleme niteliğindedir.
Önümüzdeki süreçte, aşağıdaki konuların dikkatle takip edilmesi gerekecektir:
- ETS ve karbon fiyatlandırması ile ilgili ikincil düzenlemeler,
- Başkanlık yetkilerinin kapsamı ve diğer kurumlarla ilişkisi,
- Bilgi ve belge paylaşımı ile KVK mevzuatı arasındaki denge,
- İzin ve denetim süreçlerinde uygulanacak usul ve yaptırımlar.
İklim Kanunu'nu ile ilgili herhangi bir sorunuz olması halinde bizimle her zaman iletişime geçebilirsiniz.